İş sözleşmeniz feshedildi ve işe iade hakkınızı kullanmak istiyorsunuz. Aklınızdaki ilk sorulardan biri şu olabilir: “Bu süre tam olarak ne zaman başlıyor?” Sorunun cevabı basit görünse de uygulamada pek çok işçi bu başlangıç noktasını yanlış belirleyerek hakkını kaybediyor. Feshin yazılı mı sözlü mü yapıldığı, ihbar önelinin kullandırılıp kullandırılmadığı ve tebliğin ne zaman gerçekleştiği — bunların her biri sürenin başlangıç tarihini doğrudan etkiliyor.
Temel Kural: Süre Fesih Bildiriminin Tebliğiyle Başlar
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi açıktır: İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurmak zorundadır.
Başlangıç noktası feshin gerçekleştiği tarih değil, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihtir. Bu iki tarih çoğu zaman aynı gündür; ancak işverenin fesih kararını aldığı tarih ile işçiye bildirdiği tarih farklı olabilir. Belirleyici olan her zaman tebliğ tarihidir.
İhbar Öneli Kullandırıldığında Süre Ne Zaman Başlar?
Bu soru uygulamada en çok karışıklığa yol açan noktadır.
İşveren size ihbar bildirimini tebliğ etti ve öneli kullandırıyor. İş sözleşmeniz önelin sonunda sona erecek. 1 aylık süre fesih bildiriminin tebliğ edildiği gün mü, yoksa önelin bitip iş sözleşmesinin fiilen sona erdiği gün mü başlıyor?
Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı tutarlıdır: 1 aylık süre, fesih bildiriminin tebliğ edildiği günden itibaren başlar; önelin bitmesi beklenmez.
Örnek: İşveren size 10 Ocak’ta fesih bildirimini tebliğ etti ve 8 haftalık ihbar öneliniz 7 Mart’ta bitiyor. İşe iade için arabuluculuğa başvuru süreniz 10 Ocak’tan itibaren 1 aydır; yani 10 Şubat’ta sona erer. 7 Mart’ı beklemenize gerek yok — beklemeniz halinde süreyi kaçırmış olursunuz.
Bu kural pratikte son derece kritiktir. Uzun ihbar öneline sahip olan işçiler — özellikle 8 haftalık (56 günlük) önele tabi olanlar — iş sözleşmesi henüz sona ermeden arabuluculuğa başvurmak zorundadır.
Peşin Ödeme Yapıldığında Süre Ne Zaman Başlar?
İşveren ihbar öneline uymak yerine ihbar tazminatını peşin ödeyerek iş sözleşmesini derhal sona erdirdiyse fesih bildirimi ve peşin ödeme aynı anda gerçekleşir. Bu durumda 1 aylık süre fesih bildiriminin yapıldığı ve tebliğ edildiği gün başlar.
Sözlü Fesihte Süre Ne Zaman Başlar?
İşveren sizi sözlü olarak işten çıkardı; yazılı bir fesih bildirimi elinize geçmedi. Bu durumda süre nasıl işler?
4857 sayılı İK m. 19 gereği fesih bildiriminin yazılı yapılması zorunludur. Sözlü fesih bu yükümlülüğü ihlal eder. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre feshin yazılı yapılmamış olması, işçinin 1 aylık süreyi sonsuz uzatmasına imkân tanımaz. Yargıtay, işçinin fesihten fiilen haberdar olduğu tarihi esas alarak süreyi hesaplamaktadır.
Pratikte bu şu anlama gelir: “Seni işten çıkardım” denildiği, işyerine girişinizin engellendiği, sisteme erişiminizin kesildiği ya da yerinize başka birinin alındığını öğrendiğiniz tarih — bunların herhangi biri sürenin başlangıcı olarak kabul edilebilir.
Sözlü feshe maruz kalan işçi için en güvenli yol: Fesihten haberdar olduğunuz günü başlangıç kabul ederek vakit kaybetmeden arabulucuya başvurmak. Yazılı bildirim beklememek gerekir.
İşten Uzaklaştırma ve Fiili Çalışmama Hallerinde Süre
Kimi zaman fesih bildirim belgesi düzenlenmez; işçi fiilen işyerine alınmaz, görevine son verildiği ima edilir ya da “bir süreliğine işe gelme” denir. Bu hallerde iş sözleşmesinin hukuken feshedilip edilmediği ve tarihin ne olduğu tartışmalı hale gelir.
Yargıtay bu tür durumlarda işçinin işyerine fiilen giremediği, görevinin fiilen sona erdirildiği ya da fesih iradesinin açıkça ortaya çıktığı tarihi esas almaktadır. Belirsiz süren bir “bekleyiş” içinde kalınması halinde de sürenin bu tarihten itibaren işlediği kabul edilmektedir.
Bu nedenle fiili çalışmanız sona erdiğinde — yazılı bildirim elinizde olmasa bile — derhal arabulucuya başvurmanız hem hakkınızı korur hem de ileride başlangıç tarihi konusundaki olası tartışmaları önler.
Belirli Süreli Sözleşmelerde Süre Başlar Mı?
Belirli süreli iş sözleşmesi süresinin kendiliğinden dolmasıyla sona eriyorsa ortada bir fesih bildirimi yoktur; iş sözleşmesi kararlaştırılan sürenin bitişiyle sona ermiş sayılır. Bu durumda işe iade davası için gerekli olan “fesih” unsuru gerçekleşmemiş olduğundan kural olarak işe iade hakkı doğmaz.
Ancak sözleşme belirli süreli görünse de Yargıtay’a göre zincirleme belirli süreli sözleşmelerle belirsiz süreli ilişki kurulmuşsa ya da sözleşmenin belirli süreli yapılmasında objektif neden yoksa iş sözleşmesi gerçekte belirsiz süreli sayılır. Bu durumda fesih bildirimi yapılan ya da sözleşmenin yenilenmediğinin işçiye bildirildiği tarih sürenin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.
Tebligatın İspati: Başlangıç Tarihini Sabitlemenin Önemi
1 aylık sürenin başlangıç tarihinin uyuşmazlık konusu olması halinde ispat yükü kritik önem taşır. İşçi “henüz süre geçmedi” diyorsa tebliğin geç yapıldığını ya da feshin sonraki bir tarihte gerçekleştiğini kanıtlaması gerekir. İşveren ise “süre doldu” diyorsa tebliğin erken yapıldığını ispat etmek zorundadır.
Bu nedenle tebligat yöntemi belirleyicidir:
İmza karşılığı elden tebliğ: Başlangıç tarihini tartışmasız sabitler. İşçinin imzaladığı belge, tebliğ tarihinin en güçlü delilidir.
Taahhütlü posta ya da noter: Posta alındısı ya da noter tebligatı tarihi hukuki kesinlik taşır. İşçiye ulaşma tarihi değil, tebligatın yapıldığı tarih esas alınır.
İşçinin imzalamaktan kaçınması: Bu durumda tutanak tutulmalı ve tebliğ noter ya da posta kanalıyla yenilenmelidir. Tutanağın tarihi başlangıç tarihi olarak kabul edilir.
E-posta ya da mesaj: İş sözleşmesinde elektronik tebligata açık rıza verilmemişse e-posta ile yapılan fesih bildiriminin tebliğ değeri tartışmalıdır. Yargıtay bazı kararlarında e-postanın okunduğunun kanıtlanması halinde tebliğ sayılabileceğini kabul etmektedir.
1 Aylık Sürenin Hesaplanması
Sürenin başlangıç ve bitiş tarihini doğru belirlemek için şu kurallar geçerlidir:
Tebliğ tarihinin kendisi süreye dahil edilmez; süre ertesi günden başlar. Bitiş tarihi, başlangıç tarihinin bir ay sonrasındaki aynı gündür.
Örnek: 15 Mart’ta tebliğ → 16 Mart’ta süre başlar → 15 Nisan’da sona erer.
Bitiş günü hafta sonuna ya da resmi tatile denk gelirse bir sonraki iş günü son gün olarak kabul edilir.
Arabuluculuğa başvurma, son günün mesai bitimine kadar yapılmalıdır; son gün bitmeden sisteme kayıt yaptırılması yeterlidir.
Süreci Hızla Başlatmanın Pratik Nedenleri
1 aylık sürenin sonuna kadar beklemek hukuki açıdan mümkün olsa da pratikte erken başvuru her zaman daha güvenlidir:
Belge toplamanız için zaman kalır: Fesih gerekçesini destekleyen ya da çürüten belgeler, tanık isimleri ve iletişim kayıtları zamanla ulaşılması güçleşen delillerdir.
Arabulucu atanması zaman alır: Başvurudan arabulucunun taraflara ulaşmasına kadar birkaç gün geçebilir. Sürenin son günlerinde yapılan başvurularda bu süre baskı yaratabilir.
Boşta geçen süre ücreti birikmeye başlar: İşe iade kararı kesinleştiğinde boşta geçen süre ücreti en fazla 4 ayla sınırlıdır. Dava süreci ne kadar uzarsa bu kapsamdaki alacak o kadar önem kazanır; ancak başvuruyu geciktirmek bu tutarı artırmaz, yalnızca riski büyütür.
Sıkça Sorulan Sorular
İhbar bildirimini aldım ama iş sözleşmem henüz sona ermedi. Şimdi mi başvurayım? Evet, şimdi başvurmanız gerekiyor. 1 aylık süre fesih bildiriminin tebliğ edildiği günden başlar; iş sözleşmesinin fiilen sona ermesini beklemeniz gerekmez. İhbar öneli devam ederken arabuluculuğa başvurmak mümkündür ve hukuki açıdan zorunludur.
Fesih bildiriminde tarih yok; ne zaman tebliğ edildi sayılır? Belgede tarih yoksa tebliğin gerçekleştiği gün esas alınır. İspat güçlüğü yaşanmaması için o gün içinde noter ya da taahhütlü posta yoluyla tebligatın yenilenmesini talep etmek ya da arabulucuya başvuru yaparak tarihi sabitlemeniz önerilir.
İşveren beni “geçici olarak” işe gelmememi söyledi; bu fesih sayılır mı? Bu durum “geçici” görünse de fiilen işe girişiniz engelleniyorsa iş sözleşmesinin feshedildiği ya da en azından askıya alındığı sonucuna varılabilir. Yargıtay bu tür muğlak durumları işçi lehine yorumlayarak fesih iradesinin ortaya çıktığı tarihi esas almaktadır. Beklemeden arabulucuya başvurmanız hakkınızı güvence altına alır.
Arabuluculuğa başvurdum; süre daha uzar mı? Arabuluculuğa başvurmanızla birlikte işe iade için gereken dava açma süresi işlemeye başlar. Arabuluculuk son tutanağından itibaren 2 hafta içinde dava açmanız gerekir. Arabuluculuk süreci 1 aylık başvuru süresini uzatmaz; yalnızca dava açma aşamasının başlangıcını belirler.
Sonuç
İşe iade için 1 aylık başvuru süresi; fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği günün ertesinden itibaren işlemeye başlar. İhbar öneli kullandırılıyor olsa dahi önelin bitmesi beklenmez. Sözlü fesihte ise fesihten fiilen haberdar olunan tarih başlangıç sayılır. Bu süre hak düşürücü nitelik taşıdığından geçirilmesi halinde işe iade hakkı tamamen ortadan kalkar.
Fesih bildirimi aldığınız ya da işten çıkarıldığınızı öğrendiğiniz günden itibaren vakit kaybetmeden bir iş hukuku avukatına danışmak, hem süreyi doğru yönetmenin hem de haklarınızı eksiksiz kullanmanın en güvenli yoludur.
Av. Ali Selim İstanbul Barosu No: 50387 İstanbul, Ataşehir, Beykoz, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ümraniye ve Gebze başta olmak üzere tüm İstanbul’da iş hukuku danışmanlığı ve dava takibi
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır.