İşe İade Davasında 30 İşçi Kuralı Nedir?

İşten çıkarıldınız ve işe iade davası açmayı düşünüyorsunuz. Araştırırken “30 işçi şartı” ifadesiyle karşılaştınız. Bu şart nedir, nasıl hesaplanır ve işyerinizdeki işçi sayısı tam olarak 30’un altındaysa ne olur? Bu yazıda 30 işçi kuralını tüm ayrıntılarıyla ele alıyorum; sayım yapılırken hangi çalışanların dahil edildiğini, hangi işçilerin dışarıda kaldığını ve sınır değerlerde ne yapabileceğinizi açıklıyorum.


30 İşçi Şartının Yasal Dayanağı

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi iş güvencesi kapsamına girmenin koşullarını belirlemektedir. Bu koşullardan biri şudur:

“İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için işverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri bulunması halinde, işverenin bu işkolundaki işyerlerinde çalışan işçilerin toplam sayısının otuz ve daha fazla olması gerekir.”

Yasa “aynı işyerinde 30 işçi” demez; işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerindeki toplam işçi sayısı 30 veya daha fazla olmalıdır. Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.


Neden 30 İşçi Şartı Var?

Kanun koyucu iş güvencesi hükümlerini — işe iade, geçerli neden zorunluluğu, tazminat — belirli ölçeğin üzerindeki işyerleriyle sınırlandırmıştır. Bunun arkasındaki mantık şudur: Küçük ölçekli işletmelerde işveren ile işçi arasındaki ilişki daha kişisel ve yakın olduğundan, iş ilişkisinin sürdürülmesini zorlaştıracak katı güvence kuralları bu işletmelere orantısız yük getirebilir.

Bu yaklaşım tartışmalı olmakla birlikte pozitif hukuk açısından sonuç nettir: 30 işçi şartı sağlanmıyorsa işe iade davası açılamaz.


30 İşçi Nasıl Sayılır?

Aynı İşkolu Esas Alınır

İşverenin birden fazla işyeri varsa sayım aynı işkolundaki tüm işyerleri üzerinden yapılır. Farklı işkollarındaki işyerlerindeki işçiler bu sayıma dahil edilmez.

İşkolu tespiti 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na ekli işkolu cetveliyle yapılır. Örneğin inşaat işkolunda faaliyet gösteren bir işverenin farklı şehirlerdeki şantiyelerindeki tüm işçiler birlikte sayılır; ancak aynı işverenin başka bir işkolundaki (örneğin gıda) işyerindeki işçiler bu sayıma eklenmez.

Fesih Tarihindeki Sayı Esas Alınır

İşçi sayısının tespitinde feshin yapıldığı tarihteki mevcut işçi sayısı dikkate alınır. Fesihten kısa süre önce işçi sayısını düşürmek ya da fesihten sonra artırmak bu sayımı değiştirmez.

Kimler Sayıma Dahil Edilir?

Yargıtay içtihadı ve doktrinde benimsenen görüşe göre sayıma şu çalışanlar dahil edilir:

Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar: Sayımın temelini oluşturur.

Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre belirli süreli sözleşmeyle çalışanlar da işçi sayısı tespitinde dikkate alınır.

Kısmi süreli (part-time) çalışanlar: Tam zamanlı ya da kısmi süreli ayrımı yapılmaksızın tüm çalışanlar sayıma girer.

Deneme süresindeki işçiler: Deneme süresi henüz sona ermemiş işçiler de toplam sayıya dahil edilir.

Çağrı üzerine çalışanlar: Çağrı üzerine çalışma sözleşmesiyle istihdam edilenler de sayıma girer.

Kimler Sayıma Dahil Edilmez?

Alt işveren işçileri: Taşeron firma bünyesinde çalışanlar, asıl işverenin işyerinde çalışıyor olsalar dahi asıl işverenin işçi sayısına dahil edilmez; kendi alt işverenlerinin işçisi sayılırlar.

İşveren vekilleri: İşveren adına işletmenin tamamını yönetme yetkisi olan ve işçi alma ile çıkarma hakkı bulunan üst düzey yöneticiler bu sayımın dışındadır. Bunlar zaten iş güvencesi kapsamı dışında tutulmuştur.

Stajyerler ve çıraklar: İş sözleşmesiyle çalışmadıklarından sayıma dahil edilmezler.


Sınır Değerde Ne Olur? Tam 30 İşçi Yeterli Mi?

Kanun “otuz ve daha fazla” ifadesini kullanmaktadır. Bu nedenle tam 30 işçi de şartı karşılar; 31 işçi beklenmez. 29 işçi ise şartı karşılamaz.

Sınır değerde en çok karşılaşılan sorun şudur: İşyerinde normalde 32 işçi çalışmaktayken fesihten kısa süre önce 3 işçi daha çıkarılmış ve sayı 29’a düşürülmüştür. Bu durumda fesih anındaki sayı 29 olduğundan teknik olarak şart karşılanmamaktadır.

Ancak Yargıtay bu tür durumları yakından incelemektedir. Fesihten hemen önce gerçekleştirilen ve sayıyı eşiğin altına düşüren toplu işten çıkarmalar, iş güvencesi hükümlerinden kaçınmak amacıyla yapılmış muvazaalı işlemler olarak değerlendirilebilir. Bu argümanı mahkemede başarıyla ileri sürmek güç olsa da dosyanın koşullarına göre değerlendirmeye değer bir savunma yoludur.


İşçi Sayısı Tartışmalıysa İspat Yükü Kimde?

İşe iade davasında işçi sayısının 30 veya üzerinde olduğunu ispat etme yükü konusunda Yargıtay şu tutumu benimsemiştir: İşveren işyerinde 30’dan az işçi çalıştığını iddia ediyorsa bunu kanıtlamakla yükümlüdür.

İspat araçları şunlardır: SGK işyeri bildirgesi ve aylık prim hizmet belgeleri, işyeri özlük dosyaları, bordro kayıtları, tanık beyanları ve iş güvenliği kayıtları.

İşçi de karşı delil sunabilir. Özellikle işverenin kayıt dışı çalışan istihdam ettiğini düşünüyorsanız bu çalışanların varlığını destekleyen her türlü belge ve tanık beyanı işe yarayabilir.


30 İşçi Şartı Sağlanmıyorsa Ne Yapabilirsiniz?

İşyerinde 30’dan az işçi çalışıyorsa işe iade davası açamazsınız. Ancak bu durum tüm haklarınızı yitirdiğiniz anlamına gelmez. Şu yollar açık kalmaya devam eder:

Kıdem tazminatı: Feshin haklı bir nedene dayanmaması halinde — ve en az 1 yıl kıdeminiz varsa — kıdem tazminatı hakkınız devam eder.

İhbar tazminatı: İhbar öneli kullandırılmadan ya da ihbar tazminatı ödenmeden yapılan fesihlerde bu alacağı ayrıca talep edebilirsiniz.

Kötüniyet tazminatı: 30 işçi şartı sağlanmadığı için iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçi, feshin kötüniyetle yapıldığını kanıtlarsa ihbar tazminatının 3 katı tutarında kötüniyet tazminatı talep edebilir (İK m. 17/6).

Ayrımcılık tazminatı: Fesih; cinsiyet, hamilelik, sendika üyeliği ya da başka korunan bir özelliğe dayanıyorsa iş güvencesi kapsamı dışında olsanız dahi ayrımcılık tazminatı talebinde bulunabilirsiniz.

Sendikal tazminat: Fesih sendikal nedenlerle yapıldıysa bu tazminat iş güvencesi kapsamından bağımsız olarak talep edilebilir.


30 İşçi ile Birlikte Gereken Diğer Şartlar

30 işçi kuralı iş güvencesinin tek koşulu değildir. İşe iade davası açabilmek için şu dört şartın tamamının bir arada bulunması gerekir:

1. İşyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyor olmalı: Yukarıda ayrıntısıyla ele aldığımız kural.

2. İşçinin en az 6 aylık kıdemi bulunmalı: 6 aydan az kıdemi olan işçi iş güvencesi kapsamı dışındadır. 6 aylık kıdem hesabında aynı işverenin farklı işyerlerindeki toplam çalışma süresi dikkate alınır.

3. İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalı: Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler kural olarak işe iade hakkından yararlanamazlar. Ancak sözleşmenin zincirleme yapılarak belirsiz süreli hale geldiği ya da nesnel koşul bulunmadan belirli süreli olarak düzenlendiği durumlarda bu şart aşılabilir.

4. İşçi işveren vekili konumunda olmamalı: İşletmenin tamamını yönetme yetkisine sahip ve işçi alma–çıkarma hakkı bulunan üst düzey yöneticiler iş güvencesi kapsamı dışındadır.


Mevsimlik ve Kampanya İşçileri

Mevsimlik ya da kampanya işi kapsamında belirli dönemlerde çalışan işçiler için işçi sayısı tespiti ayrı bir değerlendirme gerektirir. Yargıtay, bu işçilerin sayıma dahil edilip edilmeyeceğini sözleşmenin gerçek niteliğine ve çalışmanın sürekliliğine göre belirlemiştir. Mevsimlik işçi olduğu halde fiilen sürekli çalıştırılan işçiler belirsiz süreli çalışan sayılabilir ve hem sayıma dahil edilebilir hem de bizzat iş güvencesinden yararlanabilir.


Sıkça Sorulan Sorular

İşverenin iki ayrı işyeri var; birinde 18, diğerinde 14 işçi çalışıyor. İşe iade davası açabilir miyim? Her iki işyeri de aynı işkolundaysa toplam işçi sayısı 32 olduğundan 30 işçi şartı sağlanmış olur. İşe iade hakkı açısından her işyeri ayrı değil, aynı işkolundaki tüm işyerleri bir bütün olarak değerlendirilir.

İşyerinde 35 işçi var ama bir kısmı taşeron firma çalışanı. Sayıma dahil mi? Hayır. Taşeron firma işçileri asıl işverenin işçi sayısına dahil edilmez. Asıl işverenin doğrudan istihdam ettiği 35 çalışan varsa şart sağlanır; ancak bu 35 kişinin bir kısmı taşeron işçisiyse gerçek sayı düşebilir.

6 ay kıdemim var ama işyerinde 25 işçi çalışıyor. Başka bir hakkım var mı? İşe iade hakkı bulunmuyor. Ancak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve feshin kötüniyetle yapıldığını kanıtlayabilirseniz kötüniyet tazminatı talebinde bulunabilirsiniz.

Fesihten 2 ay önce işyerinde 33 işçi varken şimdi 27 kişi kaldı; benim fesih tarihindemki sayı 27. Ne yapabilirim? Teknik olarak fesih anındaki sayı 27 olduğundan şart sağlanmıyor görünüyor. Ancak fesihten hemen önce gerçekleştirilen ve sayıyı eşiğin altına düşüren işten çıkarmaların iş güvencesinden kaçınmak amacıyla muvazaalı yapıldığını ileri sürmek mümkündür. Bu argümanın başarısı dosyanın koşullarına bağlıdır; bir iş hukuku avukatıyla değerlendirmenizi öneririm.


Sonuç

30 işçi kuralı; işe iade davasının açılabilmesi için işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde en az 30 işçi istihdam etmesi gerektiğini belirler. Sayım yapılırken fesih tarihi esas alınır, taşeron işçileri hariç tutulur ve aynı işkolundaki tüm işyerlerindeki işçiler birlikte değerlendirilir. Bu şart sağlanmıyorsa işe iade yolu kapanır; ancak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve ayrımcılık tazminatı gibi haklar varlığını sürdürmeye devam eder.


Av. Ali Selim İstanbul Barosu No: 50387 İstanbul, Ataşehir, Beykoz, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ümraniye ve Gebze başta olmak üzere tüm İstanbul’da iş hukuku danışmanlığı ve dava takibi

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır.