İşe İade Davasında Tazminat Ne Zaman Ödenir?

İşe iade davası kazanıldı ya da arabuluculukta anlaşma sağlandı. Şimdi aklınızdaki soru şu: “Tazminatı ne zaman alacağım?” Bu sorunun cevabı, işverenin sizi gerçekten işe başlatıp başlatmamasına, başlatma süresine uyup uymamasına ve hangi tazminat kaleminin söz konusu olduğuna göre değişiyor. Bu yazıda işe iade davasında ödeme zamanlamasını, koşullarını ve gecikme halinde başvurulabilecek yolları adım adım açıklıyorum.


İşe İade Davasında Ödenen Tazminat Kalemleri

İşe iade davasında söz konusu olan iki ayrı ödeme kalemi vardır. Bunların her birinin ödeme zamanı ve koşulları farklıdır.

Boşta geçen süre ücreti: İşçinin fesihten işe başlayana ya da işe başlatılmayacağı kesinleşene kadar geçen süre için ödenir. Azami 4 aylık brüt ücret tutarındadır. Sigorta primleri de bu süre için yatırılır.

İşe başlatmama tazminatı: İşveren işçiyi işe başlatmazsa ödenir. Kıdeme göre 4 ila 8 aylık brüt ücret aralığında belirlenir. Bu tazminat yalnızca işe başlatılmama halinde doğar; işçi işe başlatılırsa ödenmez.


Tazminatın Ödeneceği An: İşe Başlatmama Kararı

İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti, işverenin işçiyi işe başlatmama kararını açıklamasıyla muaccel hale gelir. Bunu somutlaştırmak için süreci adım adım izlemek gerekir.


Adım Adım Süreç ve Ödeme Zamanlaması

1. Karar Kesinleşir

İşe iade kararı iki yolla kesinleşebilir:

Arabuluculuk yoluyla: Taraflar arabuluculukta anlaşma sağlarsa tutanak ilam niteliği kazanır ve derhal kesinleşmiş sayılır. Mahkeme kararı beklenmez.

Mahkeme kararıyla: İlk derece mahkemesinin verdiği işe iade kararı, istinaf ya da temyize götürülmüş olsa dahi icra edilebilir niteliktedir. Yani karar henüz kesinleşmemiş olsa bile işçi bu karara dayanarak sonraki adımları atabilir.

2. İşçi 10 İş Günü İçinde Başvurur

İK m. 21/5 uyarınca işçi, kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işverene yazılı olarak işe başlamak istediğini bildirmelidir. Bu başvuru yapılmazsa fesih geçerli sayılır ve tazminat hakkı ortadan kalkar.

Başvurunun yazılı ve ispat edilebilir biçimde yapılması zorunludur. Noter, taahhütlü posta ya da imza karşılığı elden teslim bu aşamada kritik önem taşır.

3. İşveren 1 Ay İçinde Kararını Verir

İşçinin başvurusu üzerine işverenin 1 ay içinde işçiyi işe başlatması ya da başlatmayacağını bildirmesi gerekir.

İşveren işe başlatırsa: Boşta geçen süre ücreti hesaplanarak ödenir. İşe başlatmama tazminatı bu durumda doğmaz. Kıdem ve ihbar tazminatı daha önce ödenmişse bunlar mahsup edilir.

İşveren işe başlatmazsa: Hem boşta geçen süre ücreti hem de işe başlatmama tazminatı muaccel hale gelir ve ödenmesi gerekir. İşveren bu ödemeyi yapmaktan kaçınırsa işçi icra yoluna başvurabilir.


Arabuluculukta Anlaşıldıysa Ödeme Ne Zaman Yapılır?

Arabuluculukta taraflar üç unsuru — işe başlama tarihi, boşta geçen süre ücreti miktarı ve işe başlatmama tazminatı miktarı — içeren bir anlaşma tutanağı imzaladıysa bu tutanak ilam niteliğinde bağlayıcıdır.

Tutanakta ödeme tarihi belirlenmişse o tarihte ödeme yapılması gerekir. Tarih belirlenmemişse ödeme tutanağın imzalandığı tarihte muaccel olur. İşveren ödeme yapmaktan kaçınırsa işçi icra dairesine başvurarak tutanağa icra edilebilirlik şerhi aldırabilir ve doğrudan icra yoluna gidebilir; yeni bir dava açmasına gerek yoktur.


İşveren Ödemeyi Geciktirirse Ne Olur?

İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti muaccel hale geldikten sonra işveren ödeme yapmıyorsa işçinin iki yolu vardır:

İcra yolu: Mahkeme ilamına ya da arabuluculuk tutanağına dayanılarak icra takibi başlatılabilir. İşverenin banka hesapları, alacakları ve taşınmaz varlıkları haczedilebilir. İlam niteliğindeki belgelere dayanan icra takiplerinde itiraz süresi kısadır ve alacağın tahsili görece hızlı gerçekleşir.

Faiz: Boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı için faiz, bu alacakların muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. İşveren ödemeyi geciktirdikçe faiz birikmeye devam eder.


Daha Önce Ödenen Kıdem ve İhbar Tazminatı Ne Olur?

İşveren fesih sırasında kıdem ve ihbar tazminatını zaten ödemiş olabilir. İşe iade kararı kesinleşip işçi işe başlatılmadığında bu ödemeler şu şekilde değerlendirilir:

İK m. 21/2 uyarınca işçiye daha önce ödenen kıdem ve ihbar tazminatları işe başlatmama tazminatından mahsup edilir. Mahsup sonrası kalan tutar işverenden talep edilebilir; ancak ödenen miktar işe başlatmama tazminatını aşıyorsa fazla kısmın iadesi söz konusu değildir.

Boşta geçen süre ücretinden mahsup yapılmaz: Daha önce ödenen kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatından düşülür; boşta geçen süre ücretinden değil.


İşe Başlatıldığında Boşta Geçen Süre Ücreti Ne Zaman Ödenir?

İşveren işçiyi süresinde işe başlattıysa boşta geçen süre ücreti işe başlama tarihinde ödenmesi gereken bir alacak haline gelir. İşe başlama günü ya da en geç ilk ücret ödeme döneminde bu tutarın ödenmesi beklenir.

Boşta geçen süre ücreti hesabında şu dönem dikkate alınır: fesih tarihinden işe fiilen başlanılan tarihe kadar geçen süre. Bu süre en fazla 4 ayla sınırlandırılmıştır. Dava ya da arabuluculuk süreci daha uzun sürmüş olsa dahi 4 ayı aşan dönem için ayrıca ödeme yapılmaz.


SGK Primleri ve Boşta Geçen Süre

Boşta geçen süre yalnızca ücret alacağı değil aynı zamanda sigortalılık süresi anlamına da gelir. İşveren, boşta geçen süreye ait SGK primlerini de ödemekle yükümlüdür. Bu primler ödenmezse işçi SGK’ya başvurarak eksik pirim günlerinin tescilini talep edebilir.


Tazminat Miktarları Nasıl Belirlenir?

Boşta Geçen Süre Ücreti

Hesapta giydirilmiş brüt ücret esas alınır. Azami 4 aylık tutar şu formülle bulunur:

Giydirilmiş brüt aylık ücret × Boşta geçen ay sayısı (azami 4)

İşe Başlatmama Tazminatı

Kıdeme göre belirlenen tazminat miktarları şöyledir:

Kıdem Süresiİşe Başlatmama Tazminatı
6 ay – 5 yıl4 aylık brüt ücret
5 yıl – 15 yıl5 aylık brüt ücret
15 yıldan fazla6 aylık brüt ücret
Sendikal nedenle fesih1 yıllık brüt ücret (alt sınır)

Bu miktarlar asgari sınırlardır. Mahkeme ya da arabuluculukta taraflar daha yüksek miktarlarda anlaşabilir.


Arabuluculuk Tutanağında Ödeme Tarihi Neden Önemli?

Arabuluculukta anlaşma sağlandığında tutanağa ödeme tarihinin açıkça yazılması işçi açısından kritik bir güvencedir. Tarih yazılmamışsa alacak tutanağın imzalandığı tarihte muaccel olur; ancak işveren ödemeyi geciktirebilir.

Tutanakta şunların net biçimde yer alması önerilir: ödeme tarihi veya tarihleri, ödemenin brüt mü net mi olduğu, vergi kesintisinin kimin sorumluluğunda olduğu ve ödenmemesi halinde uygulanan yaptırım.


Sıkça Sorulan Sorular

İşe iade kararı çıktı; işveren beni işe başlatmak istemiyor. Ne kadar sürem var? Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işverene yazılı olarak işe başlamak istediğinizi bildirmeniz gerekiyor. İşveren bu başvurudan itibaren 1 ay içinde kararını vermek zorundadır. 1 ay içinde sizi başlatmazsa hem boşta geçen süre ücreti hem de işe başlatmama tazminatı muaccel hale gelir.

İşe başlatıldım ama boşta geçen süre ücretimi ödemediler. Ne yapabilirim? Boşta geçen süre ücreti işe başlama tarihinde muaccel olur. Ödenmemesi halinde iş mahkemesinde alacak davası açabilir ya da mahkeme ilamına dayanarak icra yoluna başvurabilirsiniz.

Arabuluculukta anlaştık; işveren tutanağa rağmen ödeme yapmıyor. Dava açmak zorunda mıyım? Hayır. Arabuluculuk tutanağı ilam niteliğinde olduğundan yeni bir dava açmanıza gerek yok. Tutanağa icra edilebilirlik şerhi aldırarak doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz.

Boşta geçen süre 4 ayı aştı; tamamını alabilir miyim? Hayır. Kanun boşta geçen süre ücretini azami 4 ayla sınırlandırmıştır. Dava ya da arabuluculuk süreci daha uzun sürmüş olsa bile 4 aylık tavan aşılamaz.


Sonuç

İşe iade davasında tazminat ödemesi; kararın kesinleşmesinin ardından işçinin 10 iş günü içinde işverene başvurmasına ve işverenin 1 ay içinde işe başlatmama kararını açıklamasına bağlıdır. İşe başlatılmama halinde hem boşta geçen süre ücreti hem de işe başlatmama tazminatı o anda muaccel olur. Arabuluculukta anlaşma sağlanmışsa tutanakta belirlenen tarihte ödeme yapılması gerekir; ödenmemesi halinde yeni bir dava açılmadan doğrudan icra yoluna gidilebilir.


Av. Ali Selim İstanbul Barosu No: 50387 İstanbul, Ataşehir, Beykoz, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ümraniye ve Gebze başta olmak üzere tüm İstanbul’da iş hukuku danışmanlığı ve dava takibi

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır.