Kıdem Tazminatına Esas Hizmet Süresi Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatının miktarı iki temel unsura bağlıdır: ücret ve hizmet süresi. Ücret kısmı çoğu zaman anlaşılır; ancak hizmet süresinin hesabı düşünüldüğünden daha karmaşık olabiliyor. Aynı işverenin farklı işyerlerinde çalışmak, ara verilen dönemler, taşeron değişiklikleri ve kısmen çalışılan yıllar — bunların her biri hesabı etkiliyor. Bu yazıda hizmet süresinin nasıl hesaplandığını, hangi sürelerin kıdeme dahil edildiğini ve hangi dönemlerin dışarıda kaldığını adım adım açıklıyorum.


Temel Kural: İşe Giriş ile Çıkış Arasındaki Süre

Kıdem tazminatına esas hizmet süresi, kural olarak işe fiilen başlandığı tarihten iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar geçen toplam süreyi kapsar. Bu süre yıl, ay ve gün olarak hesaplanır; her tam yıl için bir brüt aylık ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir.

Örnek: 14 Mart 2018’de işe giren ve 20 Eylül 2025’te işten çıkan bir işçinin hizmet süresi 7 yıl 6 ay 6 gündür. Hesapta 7 tam yıl esas alınır; kalan 6 ay 6 günlük süre de orantılı biçimde eklenir.


Kısmi Yıllar Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı yalnızca tam yıllar üzerinden değil, kıst dönemler dahil hesaplanır. 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca bir yıldan artan süreler için de orantılı tazminat ödenir.

Kıst hesabı şu formülle yapılır:

Yıllık tazminat tutarı ÷ 365 × kalan gün sayısı

Yani 7 yıl 6 ay 6 gün hizmet eden işçi, 7 tam yıl artı 186 günlük kıst tazminatına hak kazanır.


Aynı İşverenin Farklı İşyerlerinde Çalışma

İşçi aynı işveren bünyesinde farklı şubelerde, fabrikalarda ya da grup şirketlerinde çalışmışsa bu süreler birleştirilir. Belirleyici olan işverenin kimliğidir, işyerinin adresi değil.

Aynı holding bünyesindeki farklı şirketlerde çalışma ise daha tartışmalı bir alandır. Yargıtay; ekonomik birlik, ortak yönetim ve işçi devirlerinin karşılıklı yapıldığı durumlarda grup şirketlerini tek işveren sayarak sürelerin birleştirilmesi gerektiğine hükmetmektedir. Ancak bu tespitın her davada ayrıca yapılması gerekir.


Taşeron Değişikliklerinde Süre Bölünmez

Aynı işyerinde taşeron (alt işveren) değişse dahi işçi kesintisiz çalışmaya devam ediyorsa kıdem süresi bölünmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre her taşeron değişikliğinde yapılan şekli çıkış–giriş işlemleri fiili hizmet süresini kesmez; tüm dönem bir bütün olarak değerlendirilir.

Bu kural özellikle kamu kurumlarında ya da büyük özel işyerlerinde hizmet alımı kapsamında çalışanlar için büyük önem taşımaktadır. Taşeron değişikliğini gerekçe göstererek kıdemi sıfırlamaya çalışan işveren ya da alt işveren bu savunmayı mahkemede başarıyla ileri süremez.


Kıdeme Dahil Edilen Özel Süreler

Bazı dönemler fiilen işyerinde çalışılmamış olsa dahi kıdem hesabına dahil edilir:

Yıllık izin süreleri: Kullanılan ya da kullanılmayan tüm yıllık izin süreleri kıdeme dahildir.

Hastalık ve istirahat süreleri: İşçinin raporlu olduğu süreler kıdem hesabında çalışılmış sayılır; ancak bu sürenin ihbar önelini 6 hafta aşması halinde işverenin haklı fesih hakkı doğabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Hafta tatili ve ulusal bayram günleri: Çalışma süresi içindeki resmi tatil günleri hizmet süresinden düşülmez.

Kısa çalışma süreleri: Kısa çalışma ödeneği alınan dönemler de kıdem hesabında dikkate alınır.

Askerlik hizmeti (belirli koşullarda): İşçi askerlik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirip aynı işverenin yanına geri dönmüşse bu ayrı bir kıdem dönemi oluşturur; ancak askerlik süresinin kendisi kıdeme eklenmez. Bununla birlikte askerlik sonrası kıdem haklarının korunmasına ilişkin özel düzenlemeler mevcuttur.

Sendika görevi nedeniyle ücretsiz izin: Toplu iş sözleşmeleri ya da kanun kapsamında alınan sendika görevi izinleri kıdeme dahil edilir.


Kıdeme Dahil Edilmeyen Süreler

Her dönem kıdem hesabına girmez. Aşağıdaki süreler kural olarak kıdem hesabının dışında kalır:

Deneme süresi: 4857 sayılı İK m. 15 uyarınca azami 2 ay olan deneme süresi, iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde kıdem hesabına dahil edilmez. Ancak deneme süresi geçirildikten sonra çalışma devam etmişse tüm süre — deneme dahil — kıdem hesabına girer. Yani deneme süresinin kıdeme etkisi yalnızca o dönemde fesih yapılmasına özgüdür.

İşçinin kusurlu devamsızlık süreleri: İşçinin izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği, devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesinin haklı feshe konu olduğu süreler hesap dışıdır.

Ücretsiz izin süreleri: Tarafların anlaşmasıyla kullandırılan ücretsiz izin dönemleri kıdem hesabına dahil edilmez. Bu mesele uygulamada sıkça karıştırılan bir noktadır: İşveren “sizi ücretsiz izne çıkardık” diyerek bu süreyi düşmeye çalışabilir; ancak ücretsiz iznin gerçekten karşılıklı rızayla alındığının işveren tarafından kanıtlanması gerekir. İşçinin rızası olmaksızın zorla ücretsiz izne gönderilmesi, işverenin haklı fesih hakkını ortadan kaldırır.

Grev ve lokavt süreleri: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca yasal grev ve lokavt süreleri kıdem hesabının dışındadır.


Birden Fazla Çalışma Döneminin Birleştirilmesi

İşçi aynı işverende çalışmış, ayrılmış ve yeniden başlamışsa kural olarak her çalışma dönemi ayrı kıdem süresi oluşturur. Önceki dönem için kıdem tazminatı ödenmişse bu dönem hesaba dahil edilmez.

Ancak şu iki durumda önceki dönemler de hesaba katılır:

Kıdem tazminatı ödenmeden yapılan fesihler: Önceki çalışma döneminde kıdem tazminatı hiç ödenmemişse ya da eksik ödenmişse bu dönem sonraki çalışma süresiyle birleştirilerek toplam kıdem üzerinden hesap yapılır.

Muvazaalı işten çıkarma–yeniden işe alma: İşveren kıdem birikimini sıfırlamak amacıyla işçiyi çıkarıp kısa süre sonra yeniden işe alıyorsa Yargıtay bu işlemi muvazaalı bularak süreleri birleştirmektedir. Yeniden işe alım ile fesih arasındaki sürenin kısalığı ve kesintinin gerçek bir iş ilişkisi sona ermesine dayanmaması bu tespitte belirleyici olgulardır.


SGK Hizmet Dökümü ile Bordro Arasındaki Çelişki

Kıdem tazminatı hesabında fiili hizmet süresi esas alınır; SGK’ya yapılan bildirimlerin doğruluğu tartışmalı olabilir. İşveren işçiyi geç ya da eksik bildirmişse SGK hizmet döküm belgesi gerçek çalışma süresini yansıtmayabilir.

Bu durumda mahkeme şu delillere başvurur: tanık beyanları, banka ödemeleri, e-posta yazışmaları, giriş-çıkış kayıtları, iş güvenliği eğitim belgeleri ve diğer yazılı kayıtlar. Fiili çalışma süresinin SGK kaydından daha uzun olduğunu kanıtlamak işçinin sorumluluğundadır; ancak ispat yükünü destekleyen her belge değer taşır.


Hizmet Tespit Davası ile Kıdem Arasındaki Bağlantı

Çalışma sürenizin bir kısmı kayıt dışı geçtiyse önce hizmet tespit davası açarak bu dönemin SGK’ya tescil ettirilmesi gerekebilir. Hizmet tespit davası için 5 yıllık hak düşürücü süre geçerlidir ve bu süre çalışmanın sona erdiği yılın 31 Aralık’ından itibaren başlar.

Hizmet tespit davası sonuçlanmadan açılan kıdem tazminatı davasında, mahkeme tescil edilmemiş dönemleri kıdem hesabına dahil etmeyebilir. Bu nedenle kayıt dışı çalışma süreniz varsa her iki davanın koordineli biçimde yürütülmesi gerekir.


Sıkça Sorulan Sorular

Kısmi süreli (part-time) çalıştım; kıdem hesabı nasıl yapılır? Kısmi süreli çalışmada kıdem süresi tam süreli çalışmayla aynı biçimde hesaplanır; çalışılan yıl sayısı değişmez. Ancak tazminat hesabında esas alınan ücret, fiilen alınan kısmi süreli ücret olur.

Ücretsiz izindeyken kıdem birikmeye devam eder mi? Hayır. Karşılıklı rızayla alınan ücretsiz izin süreleri kıdem hesabının dışında kalır. Bu süre; ne çalışılmış sayılır ne de kıdeme eklenir.

İki farklı işverende toplamda 10 yıl çalıştım; süreleri birleştirebilir miyim? Hayır. Kıdem tazminatı her işveren için ayrı ayrı hesaplanır; farklı işverenlerdeki süreler birleştirilemez. Her işverenin, kendi yanındaki çalışma süresi üzerinden ayrı kıdem tazminatı ödemesi gerekir.

Taşeron değiştikçe kıdemim sıfırlandı; ne yapabilirim? Her taşeron değişikliğinde yapılan çıkış–giriş işlemleri fiilen kesintisiz sürdürdüğünüz çalışmayı bölmez. Yargıtay içtihadına göre aynı işyerinde kesintisiz çalışmaya devam eden işçinin kıdemi taşeron değişikliğiyle sıfırlanamaz. Hukuki yollarla bu süreleri birleştirme hakkınız bulunmaktadır.


Sonuç

Kıdem tazminatına esas hizmet süresi; işe giriş tarihinden fesih tarihine kadar geçen toplam süre olmakla birlikte, bu hesaba dahil edilen ve dışında kalan dönemler, taşeron değişiklikleri, aynı işverene bağlı farklı işyerleri ve muvazaalı fesihler gibi pek çok faktör hesabı doğrudan etkiler. Hizmet sürenizin tam ve doğru tespit edilmesi, tazminatınızın gerçek değerini almanın ilk adımıdır.


Av. Ali Selim İstanbul Barosu No: 50387 İstanbul, Ataşehir, Beykoz, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ümraniye ve Gebze başta olmak üzere tüm İstanbul’da iş hukuku danışmanlığı ve dava takibi

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır.